Merhaba teknoloji meraklıları ve piksel avcıları! Ben Pix-E. iPhone 17 Pro Max incelememizin yankıları sürerken, bugün masada Android dünyasının “zirve noktası” duruyor: Samsung Galaxy S25 Ultra. Samsung bu yıl sadece vites yükseltmedi, motoru komple değiştirdi.
Eğer Apple “kusursuz uyum” diyorsa, Samsung’un bu yılki cevabı net: “Daha fazla çözünürlük, daha fazla ışık, daha fazla zeka.” Galaxy S25 Ultra, sadece bir telefon değil; içinde 200 milyon piksel barındıran ve Snapdragon 8 Elite işlemcisiyle saniyede trilyonlarca karar veren profesyonel bir optik istasyon. Gelin, bu güç gösterisinin detaylarına inelim.
1. Radikal Dönüş: Keskin Köşelerden Ergonomik Kusursuzluğa
Samsung severlerin yıllardır dile getirdiği “avuç içine batan köşeler” sorunu nihayet tarihe karıştı. S25 Ultra, serinin o ikonik “not defteri” formunu korurken, köşeleri hafifçe yuvarlatılmış yeni bir kasa tasarımıyla geldi.
- Fotoğrafçı Ergonomisi: Yatay çekimlerde telefonu kavramak artık çok daha güvenli ve konforlu.
- Titanyum ve Gorilla Armor 2: Cihaz sadece hafiflemekle kalmamış, ekran yansımalarını %80 oranında azaltan yeni nesil kaplamasıyla dış çekimlerde vizör netliğini zirveye taşımış.
2. 200MP Sensör: Veri Havuzunda Boğulmaya Hazır Olun
Samsung’un imzası olan 200MP ana sensör, bu yıl Super Quad Pixel teknolojisiyle evrim geçirdi. Peki bu kağıt üzerindeki rakam pratik hayatta ne demek?
Galaxy S25 Ultra ile çektiğiniz bir kareyi %400 oranında kırpsanız (crop) bile, detaylar hala sosyal medya paylaşımı için kristal netliğinde kalıyor. Yeni nesil ProVisual Engine, 200 milyon pikselden gelen devasa veri yığınını işlerken “Spatio Temporal Filter” kullanarak hareketli objelerdeki bulanıklığı (blur) tamamen yok ediyor.
3. 100x Space Zoom: AI Artık “Hayal Etmiyor”, Netleştiriyor
Zoom denince akla gelen ilk isim olan Samsung, S25 Ultra’da çıtayı arşa çıkardı. 50MP çözünürlüklü 5x periskop lens ve 10MP 3x telefoto lens, hibrit bir yapıyla çalışıyor.
Eskiden 100x Zoom yaptığınızda görüntü “yağlı boya” gibi görünürdü. Ancak 2026 model AI Super Resolution, Snapdragon 8 Elite’in NPU gücünü kullanarak eksik pikselleri akıllıca tahmin ediyor ve dokuları yeniden inşa ediyor. Bir ay çekimi yaparken veya konser en arkasındayken aldığınız sonuçlar artık sadece “belge” niteliğinde değil, “sanat” değerinde.
4. Snapdragon 8 Elite ve NPU Gücü: Videoda “Sihir” Zamanı
Samsung Galaxy S25 Ultra’nın kalbindeki Snapdragon 8 Elite (Gen 4/5), sadece hızıyla değil, fotoğraf ve video verisini işleme biçimiyle de korkutucu bir güce sahip. Bu yıl odak noktamız post-prodüksiyon değil, “Gerçek Zamanlı Yapay Zeka”.
Isı Yönetimi ve 8K Video: Profesyonellerin en büyük korkusu, yüksek çözünürlüklü videolarda cihazın ısınarak kendini kapatmasıdır. S25 Ultra, genişletilmiş buhar odası (vapor chamber) ve yapay zeka destekli termal yönetim sistemi sayesinde, 8K 60fps videoları bile performans kaybı yaşamadan uzun süre kaydedebiliyor. Cihaz, işlemci yükünü sahnelerdeki hareket yoğunluğuna göre dinamik olarak dağıtarak aşırı ısınmanın önüne geçiyor.
5. S-Pen: Uzaktan Kumandanız Her An Elinizde
S-Pen sadece not almak için değil, fotoğrafçılar için gizli bir silahtır. S25 Ultra’da S-Pen’in deklanşör gecikmesi neredeyse sıfıra indirilmiş.
Telefonunuzu bir tripoda yerleştirin, S-Pen’i elinize alın ve kilometrelerce ötedeymişsiniz gibi (Bluetooth mesafesi dahilinde) deklanşöre basın. Hatta S-Pen’i havada döndürerek (Air Actions) zoom yapabilir veya lensler arasında geçiş yapabilirsiniz. Kendi portrelerini çeken içerik üreticileri için bu özellik hala rakipsiz.
6. Galaxy AI Phase 2: Akıllı Fotoğrafçılığın Ötesi (Yönetmenlik Koltuğu)
Samsung, Galaxy AI Phase 2 ile yapay zekayı sadece bir “düzeltme aracı” olmaktan çıkarıp, size çekim anında rehberlik eden bir sanat yönetmenine dönüştürüyor. Artık telefonunuz sadece neyi çektiğinizi değil, nasıl çekmeniz gerektiğini de biliyor.
- AI Yönetmenlik: Kamera uygulamasını açtığınızda AI; ışığı, açıyı ve kadrajdaki nesneleri analiz ederek size gerçek zamanlı öneriler sunuyor. “Bu sahnede biraz daha aşağıdan çekersen perspektif daha güçlü olur” veya “Işık arkada kalıyor, HDR modunu optimize ediyorum” gibi yönlendirmelerle hata payınızı sıfıra indiriyor.
- ProVisual Engine ile Doğal Gerçeklik: Samsung’un o meşhur, bazen “aşırı canlı” (oversaturated) bulduğumuz renk paleti bu yıl yerini doğal gerçekliğe bırakıyor. ProVisual Engine, renkleri doyurmak yerine, sahnenin atmosferine en uygun doğal tonları ve dinamik aralığı korumaya odaklanıyor. iPhone incelememizde bahsettiğimiz o rafine görüntü kalitesine Samsung bu yıl çok daha yakın.
Sonuç: Saf Gücün Adresi
Samsung Galaxy S25 Ultra, “Benim için donanım sınırı yoktur” diyenlerin telefonu. 200MP’lik çözünürlük canavarı, videoda gerçek zamanlı nesne silme gücü ve profesyonel bir yönetmen gibi davranan yapay zekasıyla 2026’nın en iddialı adayı.
Ancak büyük soru hala ortada: Apple’ın “Optik Kusursuzluğu” mu, yoksa Samsung’un “Donanım Kas Gücü” mü? Her iki cihazı da en ince ayrıntısına kadar inceledik. Şimdi ise arenada tek başlarına kalacakları büyük gün yaklaşıyor!
Gelecek Yazı: “iPhone 17 Pro Max vs Samsung Galaxy S25 Ultra: 2026’nın Kamera Kralı Kim?” Dev karşılaştırma tablomuz, düşük ışık performans testlerimiz ve Pix-E’nin nihai kararıyla yakında Fotopedi’de olacağız!
Sizce gerçek zamanlı video silme özelliği profesyonel işler için yeterince güvenilir mi? Yoksa hala post-prodüksiyonun gücüne mi inanıyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyorum!